Marlene Dumas imzalı bir portreye bakmak, tanıdık bir yüzün bambaşka bir halini izlemek gibidir. Sizi saran görüntü, hem davetkâr hem rahatsız edici, hem sıcak hem de bir o kadar kırılgandır. Melankolinin sınırlarında gezinen, arzunun, sevginin gizemiyle örülen bu duygusal ve ruhsal yoğunluğa sahip portreler şu sıralar Atina’da karşımıza çıkıyor. Sanatçının Museum of Cycladic Art’ta izlenebilen “Cycladic Blues” adlı sergisi, yirmi yılını kapsayan güçlü portreleri ile bu sergi özelinde üretilmiş yeni işleri arasında zamanlar ötesi bir köprü kuruyor.
Küratör Douglas Fogle ile sanatçının yakın işbirliğiyle kurgulanan sergi, figür resmindeki şiirsel gerilimi, antik imgelerle kurgulanmış zarif bir diyalog eşliğinde sunuyor. Dumas’nın işlerine sanatçının bizzat Museum of Cycladic Art’ın koleksiyonundan seçtiği, Kiklad medeniyetinin kendine özgü 14 figürini eşlik ediyor. Böylelikle sergi, Dumas’nın resminde insan bedenini ele alış biçimiyle Kiklad medeniyetinin soyut, sade ve zarif figürinlerinde insan formunu tasvir ediliş şekli arasında bağlantı kuruyor.
Soğuk ve ifadesiz bu antik formlar Dumas’nın iç çalkantılı, yoğun ve erotik portreleriyle bir sahnede buluşuyor; yaşamla ölüm, masumiyetle arzu arasında büyülü bir birlikte varoluş kuruyor. Örneğin “Helena” (1992), “Glass Tears (for Man Ray)” (2008) gibi önemli yapıtların yanı sıra Dumas’nın bu sergiye özel olarak ürettiği “Old” (2025) ve “Phantom Age” (2025) bedenin zamansız-asaletini ortaya koyuyor.
Mayıs 2025’te, Christie’s’in müzayedesinde “Miss January” (1997) adlı eserinin 13,6 milyon dolara satılmasıyla yaşayan en pahalı kadın sanatçı unvanına sahip olan Marlene Dumas’nın “Cycladic Blues”u, çağdaş resim ile antik heykelin sessiz ama yoğun bir karşılaşmasını sunuyor. Sergi 2 Kasım’a dek izlenebiliyor.
Kapak fotoğrafı: Marlene Dumas, Glass Tears (for Man Ray), 2008 © Marlene Dumas. Özel Koleksiyon. Fotoğraf: Peter Cox, Eindhoven. Studio Dumas izniyle

