800 yıl önce nefes alan ağaçlar, bugün bize ne fısıldıyor?

Ankerwycke Porsuğu, Glen Loyne Çamı, Curley Meşesi, Kayıp Gölet Kayını… 800 yıl önce nefes alan bu kadim ağaçlar, Dan Llywelyn Hall’ın fırçasıyla yeniden hayat buluyor. Magna Carta ve Orman Tüzüğü’nün 800. yılında, doğanın sessiz tanıkları Londra’da unutulmaz bir sergiyle anılıyor.

Editör

İngiltere’nin ‘ilk çevre yasaları’ olarak tarihe geçen Magna Carta ve ona eşlik eden Orman Tüzüğü, tam 800 yıl sonra etkileyici bir sanat sergisiyle anılıyor. Londra’daki tarihi Burlington House’ta, Antikacılar Derneği’nin (Society of Antiquaries) ev sahipliğinde açılan sergi, geçmişin sessiz tanıkları olan kadim ağaçları yeniden hatırlatıyor.

Sergide, Kraliçe II. Elizabeth’in portresini yapan en genç sanatçı unvanına sahip Dan Llywelyn Hall’un fırçasından çıkan dört tablo yer alıyor. “Totems to the Charter” adlı sergideki eserler, 1217 civarında yaşamış, bazıları 2 bin yılı aşkın yaşa sahip antik ağaçlara yeniden hayat veriyor.

Ankerwycke Porsuğu. Henry VIII’in Anne Boleyn’e kur yaptığına inanılan ağaç.

Hall, bu nadide doğa varlıklarını ‘yoğun ormanların tesadüfen hayatta kalmış sessiz tanıkları’ olarak tanımlıyor ve ekliyor: “Totems to the Charter, sessiz tanıklardır; 800 yıl önce imzalandığı sırada var olan kadim ve deneyimli ağaçlardır. Bu nadir, sessiz tanıklar çoğunlukla yoğun ormanlarda tesadüfen hayatta kalanlardır; tarih, mit ve efsaneyi temsil ederler, ayrıca kendi sıra dışı ekosistemlerinden bahsetmeye bile gerek yok. İnsan yapımı herhangi bir yapıdan daha fazla saygı ve korumayı hak ediyorlar.”

Sanatçının tuvaline yansıyan dört ağaç, sadece doğanın değil, İngiliz kültürünün ve tarihinin de simgesi:

Ankerwycke Porsuğu: Surrey’deki St Mary Manastırı kalıntılarının yakınında bulunan ve 1.400 ila 2 bin 500 yaşında olduğuna inanılan antik bir ağaç. Magna Carta’nın mühürlenmesinin bu ağaçta gerçekleştiğine inanılıyor. Ayrıca porsuk ağacının VIII. Henry’nin Anne Boleyn’e kur yaptığı yerlerden biri olduğu da söyleniyor.

Glen Loyne Çamı: Ülkeye MÖ 7.000 civarında gelen ilk çam ağaçlarından türeyen çevredeki ormanlık alan, geyiklerin aşırı otlatması nedeniyle tehdit altında. Çam ağaçlarının sayısı ise sadece 57’ye düştü.

Curley Meşesi: Monmouthshire’daki Wentwood Ormanı’nda bulunan 1.000 yıldan daha eski meşe ağacı, Galler’deki en eski meşe ağacı. Llywelyn Hall, bu ağacı ‘yoğun bir çam ormanının ortasında sessizce çömelmiş, çevresine mistik bir aura yayan uhrevi bir varlık’ olarak resmediyor.

Kayıp Gölet Kayını: Epping Ormanı’ndaki Kayıp Gölet yakınlarındaki kayın ağaçları, bu türün dünyadaki en eskileri arasında yer alıyor.

Curley Meşesi. Monmouthshire’daki Wentwood Ormanı’nda bulunan 1.000 yıldan daha eski meşe ağacı, Galler’deki en eski meşe ağacıdır.

1215’te Kral John tarafından imzalanan Magna Carta’dan sonra yayımlanan Orman Tüzüğü, halkın ormanlara erişim ve doğayla bağ kurma haklarını resmen güvence altına aldı. O dönemde İngiltere’nin geniş ormanları sadece kralın kullanımına ayrılmıştı.

Orman Tüzüğü, baronlardan halk tabakasına kadar geniş bir kesime toprak, yiyecek ve yakıt hakları tanıdı. Belgede ayrıca Galli ve İskoç yöneticilerle ilgili şikayetlere de yer verildiği için İngiliz, Gal ve İskoç hukuklarının ortak noktalarını yansıtan ilk belge sayılıyor. Bu köklü miras, şimdi Dan Llywelyn Hall’un eşsiz tablolarıyla yeniden hayat buluyor.

Epping Ormanı’ndaki Kayıp Gölet yakınlarındaki kayın ağaçları, bu türün dünyadaki en eskileri arasında yer alıyor.

19 Eylül’e kadar Burlington House’ta görülebilecek tablolar, Society of Antiquaries’in kütüphanesi ve koleksiyonuna destek vermek ve doğa koruma kuruluşları Trees for Life ile Trees for Cities için bağış toplamak amacıyla satışa sunuluyor.

İlginizi Çekebilir