Elif Uras
Galerist
16 Eylül – 8 Kasım 2025
Yapıtları dünyaca ünlü müzelerin koleksiyonlarında yer alan Elif Uras’ın “Ellerinde Toprak” başlıklı sergisi kadın emeği, dayanışma ve destek temalarına odaklanıyor. Sanatçının New York’ta torna ve elde şekillendirme teknikleriyle ürettiği seramik işleri, Osmanlı’dan bu yana Türk çiniciliğinin tarihi merkezi olan İznik’te döküm yöntemiyle ürettiği eserleriyle ilk kez bir araya geliyor.

Marc Quinn, “İsimsiz”, “Ortak Duygular” sergisinden, Pera Müzesi
“Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar”
Pera Müzesi
16 Eylül 2025 – 18 Ocak 2026
Pera Müzesi’nin kuruluşunun 20. yılında gerçekleştirdiği “Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar” başlıklı sergi, Ed Atkins, Jake ve Dinos Chapman, Tony Cragg, Tracey Emin, Lucian Freud, Richard Hamilton, David Hockney, Sarah Lucas, Chris Ofili, Marc Quinn, Wolfgang Tillmans’ın da aralarında bulunduğu 29 sanatçının yapıtlarını sunuyor. Küratörlüğünü Ulya Soley’in üstlendiği sergi, 1930’lardan bu yana oluşturulan ve yaklaşık 9 bin eserden oluşan bu önemli koleksiyondan özenli bir seçkiyi içeriyor.

Åsa Jungnelius, Anne [Nefes I], Pera Müzesi
Åsa Jungnelius
Pera Müzesi
16 Eylül 2025 – 18 Ocak 2026
Pera Müzesi’nin bir diğer sergisi “Toprak, Ateş, Su ve Havayla Yazılmış Bir Dize” İsveçli sanatçı Åsa Jungnelius’un Türkiye’deki ilk kişisel sergisi olarak öne çıkıyor. Elif Kamışlı’nın küratörlüğünde düzenlenen sergi, cam ve taşın etkileşiminden yola çıkarak malzeme ile insan arasındaki ilişkiyi araştırıyor.

Cevdet Erek, Misafir Tribünü (Us and Them) – Fotoğraf Çerçevesi / Away Terrace (Us and
Them) – Photo Frame, 2025, 60 x 80 x 9 cm, Ahşap, Giclée baskı (Fotoğraf: ©McNulty)
Cevdet Erek
Galeri Nev İstanbul
12 Eylül – 7 Kasım 2025
Galeri Nev İstanbul sezonu sanatsal pratiği görsel-işitsel sanatlar ve müziğe odaklanan Cevdet Erek ile açıyor. Sergi, “Biz ve Onlar” başlığını taşıyor.

Erdoğan Zümrütoğlu, “İbrahim’in Hiç mi Suçu Yok II”, tuval üzerine yağlıboya, 450 x 330 cm, 2019
Erdoğan Zümrütoğlu
Odakule Surp Yerrortutyun Ermeni Katolik Kilisesi
11 Eylül-15 Kasım 2025
Pilevneli işbirliğiyle düzenlenen sergide Zümrütoğlu’nun geçmiş yıllarda ürettiği tuvalleri ve heykelleri görülebiliyor. Ece Ayhan’ın 1970 tarihli “Meçhul Öğrenci Anıtı” şiirine saygı duruşunda bulunan sergideki eserler izleyiciyi politik krizler, sosyal çöküşler ve insanlık onuruna yönelmiş sistematik tehditler karşısında hayatta kalma imkânını sorgulayan bir yüzleşmeye çağırıyor. Aynı zamanda tüm yapıtlar Ece Ayhan’ın şiirinde sezilen duygusal-politik yoğunlukla bir bağ kuruyor.

Kezban Arca Batıbeki
Kezban Arca Batıbeki
MERKUR
13 Eylül-1 Kasım 2025
Kırk yılı aşkın üretim pratiğinde popüler kültür, tüketim toplumu, kadın temsilleri, toplumsal cinsiyet politikaları ve bellek gibi temaları ustaca sorgulayan Kezban Arca Batıbeki’nin yeni sergisi “Sound of Silence”, doğa, kadın bedeni ve sessizlik arasındaki kırılgan ilişkiler üzerinden yeni bir görsel evren inşa ediyor. Sanatçının siyah-beyazın baskın olduğu resimlerinde yer alan kimi imgelerdeki renkler, bir sesin, geri dönmeye çalışan bir hafızanın ipuçları gibi beliriyor.

Erhan Coral, Under the Mountain, Archival print on paper, 80 x 120 cm, 2025
Erhan Coral
Galeri 77
4 Eylül – 11 Ekim 2025
İstanbullu fotoğrafçı Erhan Coral’ın “Hiçliğin Ortasında Bir Yer” isimli kişisel sergisi, genişliğiyle insanı küçülten, sessizliğiyle zihni yavaşlatan Moğol bozkırlarında çektiği fotoğraf serisini sunuyor. 18. İstanbul Bienali ve 212 Photography İstanbul Festivali paralel etkinlikleri kapsamında yer alan sergi, izleyiciyi Moğolistan’ın ıssız, siyah-beyaz manzaralarında sessizliğin ve absürt olanın peşine düşürüyor. Bu fotoğraf yolculuğu, hiçlik kavramını doğrudan merkezine alıyor; fotoğraflarda karşılaştığımız manzaralar, sonsuz sessizlikle çevrelenmiş bir görsel şiire dönüşüyor.

Güneş Terkol
Güneş Terkol
Ferda Art Platform
9 Eylül – 11 Ekim 2025
Güneş Terkol’un “Çalışan Portreler” başlıklı kişisel sergisi, yaklaşık on yıl önce başlattığı serisine yeni bir katman ekliyor. “Çalışan Portreler”, İstanbul’un gündelik hayatının sürekliliğini mümkün kılan, ancak çoğu zaman görünmez kalan gündelik emek aktörlerini odağına alıyor. Kentin ritmini ayakta tutan bu figürler yalnızca bir hizmet üreticisi değil; mekânları dönüştüren, toplumsal ilişkileri yeniden kuran ve kültürel belleği taşıyan aktörler olarak sergide görünürlük kazanıyor. Sanatçının ince ve geçirgen yapısıyla dikkat çeken tülbent malzemesi üzerine işlediği portreler, kırılganlık ile direnci aynı yüzeyde bir araya getiriyor.

Deniz Üster, Ktenofor’a Yönelmek, 50×50 cm, 2025
Deniz Üster
.artSümer
13 Eylül – 17 Ekim 2025
“Tutuşma ve Kavuşma: Biz’in Nehri” başlıklı sergi, spekülatif ve araştırma odaklı bir yaklaşım süren Deniz Üster’in yaşamın kökenlerini ve kolektif varoluşun evrimini incelediği son dönem üretimlerine odaklanıyor. Üster, temel metodolojisi olan bilimkurguyu kullanarak doğada kurgusal bir dönüşüm tasarlıyor ve bu dönüşümü, alternatif toplumsal ve ekonomik sistemler için bir önerme olarak sunuyor.

Lucia Tallová
Lucia Tallová
Zilberman İstanbul
20 Eylül – 19 Kasım 2025
Lucia Tallová “Geçici Anıtlar” adlı sergisinde belleği, maddeselliği ve insan deneyiminin izlerini odağına alan düşünsel bir araştırma sunuyor. Resim, kolaj, yerleştirme ve fotoğraf arasında çalışan sanatçı; buluntu ve kendi ürettiği nesneleri bir araya getiriyor ve böylelikle geçmişle bugün arasında katmanlı diyaloglar kuruyor.

Canan Tolon, Untitled, tuval üzerine akrilik, 276 x 220 cm. 2025
Canan Tolon
Dirimart Pera
6 – 28 Eylül 2025
“Nakarat” başlıklı sergi Canan Tolon’un son dönemde ürettiği 12 büyük boyutlu soyut resmini içeriyor. Eserlerini şans ve tesadüf olgusu etrafında üreten, sanat pratiği, doğa, zaman ve belleğin yanı sıra mimari kavramlar üzerine şekillenen Canan Tolon, bu sergisinde bir araya getirdiği floral kompozisyonlarını izleyiciyi içine alan bir manzara deneyimi olarak kurguluyor.

Sarkis, Afife, July 2025, İstanbul (detay)
Sarkis
Dirimart Dolapdere
3 Eylül – 12 Ekim
Sarkis, hafıza, zaman ve mekân üzerine uzun soluklu araştırmalarının devamı niteliğindeki “Edirnekâri Çerçeveli Beş İkona” adlı sergisinde 18. ve 19.yüzyıllara tarihlenen Edirnekâri çerçeveleri içine yerleştirdiği aynaların yüzeyine parmaklarıyla uyguladığı özel boyalarla müdahale ediyor. Sanatçı sergide, bu aynaları yalnızca yansıtan değil, hafızayı da barındıran bir yüzey haline geliyor.

Alp Sime, Bukalemun, Arşivsel Pigment Baskı, 53×37 cm. 5+1 AP. Martch Art Project
“Yeni Başlayanlar için Acil Durum Kiti”
Martch Art Project
15 Eylül – 19 Ekim 2025
Kaotik durumlardan bireysel kaçış yollarına odaklanan serginin küratörlüğünü T. Melis Golar’ın üstleniyor. Zeynep Beler, Mustafa Boğa, Başak Çalışır, Merve Morkoç, Alp Sime, Eda Sütunç, Ece Yalçın, Süperendişe’nin yapıtlarının bir araya geldiği sergi, sanatçıların, birbirini tetikleyen doğal afetler, salgın hastalıklar ve toplumsal krizler gibi durumlar karşısındaki ‘pratik ve yaratıcı önerilerini’ buluşturuyor.

Daniele Sigalot, Rome, Fall Winter Collection 2025, Acrylic varnish on aluminum, wood, 95h x 127w x 7d cm, Sanatçı ve Anna Laudel Gallery izniyle
Daniele Sigalot
Anna Laudel İstanbul
12 Eylül – 9 Kasım 2025
Daniele Sigalot, dikkat çeken çarpıcı sloganlar ve heykelsi formlar aracılığıyla dostane ve samimi bir diyalog inşa ediyor. “Ve Şimdi Tamamen Farklı Bir Şey” adlı sergisinde yer alan işleriyle toplumsal normları ve sistemleri sorguluyor, izleyiciyi düşünmeye ve kendi gerçeklikleri üzerine sorular sormaya davet ediyor. Sigalot, mizah ve eleştiriyi harmanlayarak, gündelik hayatın derinliklerindeki ironileri görünür kılıyor.

Emir Erkaya, Bahçeler Serisi, Meddahın bahçesi, tuval üzerine yağlıboya, 150×180 cm, 2025
Emir Erkaya
Pilot Galeri
4 Eylül – 11 Ekim 2025
Emir Erkaya’nın son dönem işlerinden oluşan yeni kişisel sergisi “Yılan Oynatıcısının Bahçesi” izleyiciyi büyülü bir dünyaya davet ediyor. Sanatçının tarih, mitoloji ve anlatı geleneğinden beslenen yapıtları, kadim kültürlerin ritüellerinden Anadolu’nun sözlü hikâye mirasına uzanıyor. Sergideki her bir kompozisyonda minyatür geleneğinin, bitki ressamlarının, Jan Garbarek’in müziklerinin, Lale Müldür gibi çağdaş şair ve yazarların etkileri seziliyor.

:mentalKLINIK, Lunatic Poets
:mentalKLINIK
Pilevneli
18 Eylül- 18 Ekim 2025
Yasemin Baydar ve Birol Demir tarafından 1998’da İstanbul’da kurulan sanatçı ikilisi :mentalKLINIK’in sergisi dört yıllık üretimlerinin sonucu. Sergi bir yanda heykeller, mekânsal yerleştirmeler ve robotik eserler, diğer yanda sentetik kahinlerin işgal ettiği meta-sinematik bir yerleştirme aracılığıyla izleyiciye çift katmanlı, performatif bir gerçeklik sunuyor.

Selim Birsel, Kaya, fine art print, 50 x 70 cm, 2025
Selim Birsel
Öktem Aykut
15 Eylül – 25 Ekim 2025
Öktem Aykut, sezon açılışını multidisipliner sanatçı Selim Birsel’in “Resmi Denge” adlı kişisel sergisiyle açıyor. Sabancı Üniversitesi Görsel Sanatlar ve İletişim Tasarımı Programı’nda öğretim üyesi olarak görev yapan Birsel’in çalışmaları çizim, resim, enstalasyon, fotoğraf, video, performans ve kamusal müdahaleler gibi eklektik bir yaklaşım yelpazesiyle öne çıkıyor. Sergi Birsel’in mekana yayılmış iki büyük yerleştirmesi ile tanımlanırken, yeni fotoğraf ve resim serilerinden bir seçki de içeriyor.

Necla Rüzgar, Dağların Omurgası, seramik ve sırlar, 40x15x20 cm, 2024
“Bir Vaad Kadar İnce”
Merdiven Art Space
17 Eylül – 18 Ekim 2025
Zarafet ve denge, zaman ve nefes, dayanışma ve direnç arasındaki ilişkiler üzerinden bağ kuran sergide Ahu Akgün, Alix Marie , Beril Nur Denli, Ceylan Öztrük, Candeğer Furtun, Eda Gecikmez, Füreya Koral, Gamze Boz, Gökçe İrten, Güngör Güner, Kyriaki Mavrogeorgi, Mehtap Baydu, Melike Abasıyanık Kurtiç, Necla Rüzgar, Nermin Kura, Phoebe Cummings, Pınar Baklan, Serpil Mavi Üstün, Tümay Erman, Yaren Yıldız, Yasemin Özcan ve Yıldız Moran’ın yapıtları yer alıyor.

Metin Alper Kurt, Calla, mermer, 24×77,5×38 cm, 2025
Metin Alper Kurt
x-ist
11 Eylül – 11 Ekim 2025
Metin Alper Kurt’un “Kendi Ağırlığında” adlı sergisi, mermerin hem kırılgan hem de sert yapısı arasında gerçekleşen gerilim üzerinden farklı bir anlatım dili oluştururken aynı zamanda bu gerilimin biçimsel olarak nasıl ifade edilebileceğine odaklanıyor. Sanatçı, son dönem çalışmalarında mermerin alışılagelmiş ağır ve dayanıklı algısını kırarak, onu hassas ve kırılgan formlara dönüştürüyor. Bu dönüşümle gündelik yaşamda gölgede kalmış duyguları yeniden görünür kılmayı amaçlıyor.

Erdem Taşdelen, Uzun ve Dramatik Bir Sessizlik İçin Grafik Notasyon:11:12 – Ekseni kaydır, gabardin kumaş üzerine serigrafi baskı, 36×60 cm, 2025
Erdem Taşdelen
BüroSarıgedik
18 Eylül – 24 Ekim 2025
Erdem Taşdelen “İhtilaflar” sergisinde, izleyiciye gerçekliğin tek bir anlatıcı tarafından dikte edilmediği, akışkan, rüyavari bir anlatı sunuyor; yeni görme biçimlerine ve çok sesli bir deneyime kapı aralıyor. Sergide sanat ile yaşam, kurgu ile gerçek arasında kurulu geleneksel sınırlar çözülüyor; izleyici sadece bir gözlemci değil, anlatının aktif bir parçası haline geliyor.

Zeki Demirkubuz, İstanbul, 2023
Zeki Demirkubuz
Art On İstanbul
20 Eylül – 18 Ekim 2025
Türk sinemasının önemli yönetmenlerinden Zeki Demirkubuz “Hayatta ve Fotoğrafta En İyi Pozu Yalnızlar Verir” adlı kişisel sergisinde, sabitlenmiş karelerle, farklı coğrafyalara yayılmış anları kullanarak yalnızlık bağlamında düşünsel bir alan açmayı hedefliyor. Küratörlüğünü Ebru Yılmaz’ın üstlendiği sergide sunulan seçki, yalın ve müdahalesiz bir bakışın izini sürüyor. Fotoğraflar, herhangi bir anlatıya yaslanmadan yalnızlığın doğrudanlığıyla var oluyor.

Nilbar Güreş, Kedi Sen, 2025
Nilbar Güreş
Arter
11 Eylül 2025’ten itibaren
Nilbar Güreş’in Türkiye’deki ilk kurumsal solo sergisi olma özelliği taşıyan “Kadife Bakış” sanatçının erken dönem işlerinden yeni yapıtlarına değin uzanan geniş seçkiyi Emre Baykal küratörlüğünde sunuyor. Hikâye anlatıcılığını eleştirel söylemlerle bir araya getiren sergi, insanların, hayvanların, bitkilerin ve mitolojik öğelerin iç içe geçen ve her an yeniden şekillenen ilişkiler içerisinde hayal edildiği çok renkli bir dünya kuruyor.

Edward Burtynsky, Tuz Gölleri #3, Tuz Gölü’nün Güneydoğusu, Gölyazı, Konya, Türkiye, 2022. Sanatçı ve Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu izniyle
Edward Burtynsky
Borusan Contemporary
20 Eylül’den itibaren
Kanadalı sanatçı Edward Burtynsky, kırk yılı aşkın kariyerinde uygarlığın büyüme sürecini, doğayı nasıl dönüştürüp şekillendirdiğini ve kimi zaman da telafisi güç izler bırakarak nasıl tahrip ettiğini gözler önüne seriyor. Küratörlüğünü Marcus Schubert’in üstlendiği “Dönüşen Yeryüzü” adlı sergi, sanatçının Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu tarafından sipariş edilen ve Türkiye’nin farklı coğrafyalarında erozyon konusuna odaklanan güncel projesiyle başlıyor. Sergi sanatçının önde gelen projelerine tematik olarak yer verirken, gezegenin günümüzdeki halini yansıtan çarpıcı manzaraları gözler önüne seriyor.

Sidar Baki, İsimsiz, kağıt üzerine karışık teknik, 95 x 128 cm, 2025
Sidar Baki
C.A.M. Galeri
20 Eylül – 31 Ekim 2025
Sidar Baki’nin “Kimse Bakmazken” adlı sergisi, harabe estetiğini çocuk bakışıyla kesintiye uğratıyor. Yüzeyi sert, gri, karanlık mekânlara çocuk figürleri yerleştirerek mekânın anlamını tamamen dönüştürüyor. Bu resimlerde çocuklar sadece oynamıyor; mekânı ele geçiriyor, hatırlıyor, dönüştürüyor ve yeniden kuruyor.

Murat Balcı, Boşlukta Bir Saniye, 45 x 32 cm, kağıt üzerine mürekkep, 2025
Murat Balcı
Kairos
12 Eylül – 4 Ekim 2025
Sanatçının “Suret-i Mecaz” sergisi 21. yüzyıl insanını kendi gözlem ve deneyimleriyle gerçekleştirdiği deşifreye odaklanıyor. Toplumsal dönüşümün birey üzerinde yarattığı anlamsal boşluklar üzerine yüzleşme ve çözünme arasında gidip gelen bu deneyimsel süreçte ortaya çıkan yapıtların bir aradalığı, herkesin az ya da çok hissettiği değişime ışık tutuyor. Murat Balcı, bu yüzyılın sarsıcı dönüşüm hikayesini kendi imgesi üzerinden aktarıyor.
“Kızgınlığı(nı/mızı) konuşalım, öyleyse.”
Bilsar Arka Bina
19 Eylül-31 Ekim
Pelin Uran‘ın küratörlüğünü yaptığı sergi 18. İstanbul Bienali’nin paralel etkinliklerinden biri olarak öne çıkıyor. Sergi, devam eden bir yas hikayesi üzerine kurulu üçlemenin son ayağı. 2018’de Galeri Nev İstanbul’da gerçekleştirdiği ölüm temalı “Böyle olacağını bilmediğimiz de bir o kadar kesin” ve 2022’de Kurtuluş Rum İlkokulu’ndaki yaralanabilirlik temalı “Senin de Yaran, Rosa” başlıklı sergilerin üçüncü ve son ayağı olan bu yeni sergi iki karakterin hayali sohbetinden esinleniyor; kızgınlığı bir duygu olarak ele alıyor.

Farah Al Qasimi, Kadın ve Salyangoz, 2022, arşivsel inkjet baskı, alüminyum çerçeve, 127 x 84 cm, 5 + 2 AP
Farah Al Qasimi
Sanatorium
12 Eylül – 26 Ekim 2025
Farah Al Qasimi’nin İstanbul’daki ilk kişisel sergisi “Çöl Sümbülü”nün küratörlüğünü Ulya Soley üstleniyor. Pratiği ağırlıklı olarak fotoğraf, video ve müzik ekseninde şekillenen sanatçının sergiye de adını veren fotoğrafı, yerleştirmenin merkezinde yer alıyor. Çöl sümbülü, kumlu ve kurak bölgelerde yetişen, yıldız biçiminde beyaz çiçeklere sahip, oldukça dayanıklı bir bitki türü. Orta Doğu’nun ve Kuzey Afrika’nın çöllerinde görülen bu bitki, zorlu çevresel koşullarda bile varlığını sürdürebilen ve etkileyiciliğini kaybetmeyen bir tür; tıpkı zorlu sosyopolitik bağlamlar altında var olmaya devam eden mücadeleci topluluklar gibi..

Suzanne Lacy. Fısıltı, Dalgalar, Rüzgâr, 1983–1984, performans © Suzanne Lacy
Suzanne Lacy
Sakıp Sabancı Müzesi
12 Eylül-14 Aralık
Kadın ve toplum odaklı yaklaşımıyla feminist sanatın öncüleri arasında anılan Suzanne Lacy’nin “Birlikte/Togaether” başlıklı sergisi, video enstalasyonları ve kolektif üretimlerini Türkiye’de ilk kez kapsamlı biçimde bir araya getiriyor. Sanatçının çalışmaları özellikle kadınların kimlik, özgürlük, şiddet, istihdam ve yaş alma gibi deneyimlerini görünür kılarken; sanatçılar, akademisyenler, yerel yönetimler ve aktivistleri bir araya getirerek toplumsal cinsiyet sistemlerine dair güçlü bir tartışma zemini oluşturuyor. Yıllara yayılan bu projeler, müze mekânında video enstalasyonlar aracılığıyla izleyiciyle buluşuyor.

Ahmet Çerkez, İsimsiz| Untitled, 2025, Bez üzerine akrilik,84 x 80 cm
Rüzgâr
Bosfor
10 Eylül – 18 Ekim
Sezonu Karaköy’deki yeni mekânında açan galeri, farklı disiplinlerden sanatçıları bir araya getirdiği “Rüzgâr” adlı grup sergisinde, rüzgârı hem fiziksel bir doğa gücü hem de sembolik bir anlatı aracı olarak ele alıyor. Heykelden videoya, yerleştirmeden fotoğrafa uzanan eserler, rüzgârın yaşam üzerindeki yapıcı ve yıkıcı etkilerine çok katmanlı bir bakış sunuyor. Seçkide yer alan 20 sanatçı, bu görünmez ama etkili varlığı çevresel, bedensel ve felsefi boyutlarıyla yorumluyor.

Peter Kogler, “40 Yıllık Retrospektif” Sevil Dolmacı İstanbul
Peter Kogler
Sevil Dolmacı
15 Eylül – 17 Ekim
Bilgisayarı sanatının merkezine alarak görsel dili dönüştüren öncülerden Peter Kogler’in “40 Yıllık Retrospektif” sergisi, 18. İstanbul Bienali paralelinde Villa İpranosyan’da açılacak. Sanatçının 1980’lerden günümüze uzanan üretiminden kapsamlı bir seçki sunan sergi, erken dönem bilgisayar destekli işlerden psikedelik projeksiyonlara uzanan bu yolculukla izleyiciyi dört on yıllık bir süreci deneyimlemeye çağırıyor. Kogler, teknolojiyle kurduğu özgün diyalogla izleyiciye çok katmanlı bir deneyim vadediyor.
Kapak fotoğrafı: Elif Uras, “Hayır!”, 2025, seramik, sıraltı boya, sır, altın yaldız, 20 x 43 cm. Sanatçının ve Galerist’in izniyle. Fotoğraf: Kunning Huang